ZEUGMA / Casım ÇOBAN


Zeugma: Konumu Gaziantep ili Nizip ilçesi Belkıs köyün ’dedir.   Belkıs köyü yüksek bir dağın eteğinde Fırat Nehrinin kenarındaydı. Kenarındaydı diyorum zira şu anda Birecik Barajı suları altında. Rivayet olunur ki; Yüzyıllardır nesilden nesile bu köylünün bir huyu varmış. Ne zaman sağanak yağmur yağsa başka köylerde herkes evlerine sığınırken Belkıs köylüleri yağmur suyunun aşındırdığı toprağın altından çıkacak ziynet eşyasını toplamak için dağlara doğru koşarmış. Bu sahneyi görmedim ama 1990’lı yıllarda ilk mozaik parçalarının çıktığı kazı çalışmalarını gördüm. Benim 1990’lı yıllarda ilk kez gördüğüm bu mozaik parçalarının en nadide eseri olan Çingene Kızı’nın parçalarını 1960’larda başka birileri de görmüş olacak ki o yıllarda o nadide eserler toprağın altından gizlice çıkartılıp elden ele sahibi değişerek en son Amerika’da bir üniversite müzesinde istirahate ayrılmışlar. 

1990’lı yıllarda ilk kazı çalışmaları bölgede başladı. O dönemde kıt kaynaklar ile yapılan kazı çalışmalarında çıkan mozaik parçaları Gaziantep il Müze Müdürlüğünün depolarına istiflenir. İstiflene istiflene çoğalır çoğalır çoğalır ve çoğunluğun sessiz temsilcisi olur. Ta ki 2007 yılında Gaziantep İl Müze Müdürlüğüne Kahramanmaraş’lı Ahmet DENİZHANOĞULLAR’ı atanana dek. Ahmet DENİZHANOĞULLARI göreve atanır atanmaz bir zamanlar Fırat nehrinin kenarında suların içinde tek tek toplanan rengarenk mozaik taşlarının depoda boynu bükük mahzun kalmalarına razı gelmez. İlk işi müze müdürlüğünün personeli ile akabinde stk’lar ile görüşmeler yapar. Kendisi gibi bu taşları cansız birer maddeden öte gören insanları görünce bu işi başaracağını anlar ve bakanlık düzeyinde görüşmeler yaparak 2008 yılında bugünkü Zeugma Müzesinin temellerinin atılmasına vesile olur. Zeugma Müzesi 30.000 metrekarelik alan üzerine kurulur. Tam 4 yıl sürer 50 milyon Tl maliyetten sonra 2012 yılında açılışı yapılır.   

2012 yılında Ahmet DENİZHANOĞULLAR’ının yardımcısı uzman Arkeolog Emine ÖZTÜRK’tür. Bu iki idareci müze açıldıktan sonra çingene kızının yarım silüetini, Dynosusu, Okeaynsu, Mars’ı menad’ları oturan asilzade kadını hamamı tüm parçaları yerleştikten sonra muhteşem manzarayı seyrederken yüreklerinin bir yerlerinde yarım kalan bir hikâyenin sızını hissederler. Buruk bir sevinç ama büyük bir ümitle Amerika’da bulunan Çingene kızının diğer parçalarını gerekli yazışmalarla talep ederler. Bu yazışmalar 2014 yılına kadar devam eder. Ahmet DENİZHANOĞULLARI 2014 yılında başka bir ilin müdürlüğüne tayin olunur. Emine ÖZTÜRK bundan sonraki süreci yürütür ve yazışmaları 2018 yılına kadar bıkmadan usanmadan bir an ümitsizliğe düşmeden devam ettirir. Ve 29/11/2018 de Çingene Kızımızın kalan parçaları Zeugma Müzesine teslim edilir. Hem de müzenin müdiresi Emine ÖZTÜRK’ün bizzat kendisine. Parçalar hakkında fazla bilgi vermeyeceğim, çünkü şu anda hazırlık aşamasında ve uzman ellerden geçerek Zeugma Müzesinde hak ettikleri en asil duvarda yerlerini alacaklar.

Şu kadarını söylemek isterim ki; parçaların üzerindeki ambalajları açarken bir gelinin duvağını açıyor gibi büyük bir heyecana kapıldım. Menadlar kuşlar taşların rengi kalbimin sesini duyuyordum. Göğüs kafesimin boşluğa düştüğünü sandım. 

Bunca güzel emeğin sahibi Ahmet DENİZHANOĞULLAR’ı ve Emine ÖZTÜRK’e bir Gaziantep’li olarak sonsuz teşekkürlerimi bir borç bilirim. Şimdi sıra Kahramanmaraş’ta inşallah. Germenicia antik kentte aynı başarıyı ve Kahramanmaraş’a katkısını ümit ediyoruz.
Baki selam ve muhabbetle…..



8 yorum:

  1. Müze binasını gaziantep büyükşehir belediyesi yaptırdı mozaikleri getirten yazışmaları yine Gazıantep büyükşehir belediyesi yaptı ayrıca Emine öztürk Denizhanoğulları döneminde müdür yardımcısı değildi

    YanıtlaSil
  2. Kahraman maraşlı Denizhanoğulları bir zahmet Antepte gösterdiği performansı kendi memleketindede göstersin..

    YanıtlaSil
  3. Vay be antepe sürgün gelen ve tekrar antepten sürgün edilen denizhanoğullarımı yapmış bütün bunları...

    YanıtlaSil
  4. ��������

    YanıtlaSil
  5. Bu yazılanlara kim inanır bekli kadir inanır

    YanıtlaSil
  6. Emine Öztürk o zamanlarda Dösim tarafından müzede çalıştırılan geçici işçi olan büro personeli kız değilmiydi. Ahmet Denizhanoğullarıda o dönem başka müzede sürgün dü. Üstelik o dönemden bu zamana müzede 4 müdür daha görev yaptı. Sayın yazar lütfen araştırmalarınızı daha doğru yapınız bu sayede hem o 4 müze müdürünün hem o müzede çalışan Asıl arkeolog olan personellerin hem de Antep Büyükşehir Belediyesi ve başkanı olan hanımefendinin hakkını gasp etmemiş olursunuz. Size araştırma yaparken kolaylıklar dilerim zira işiniz çok

    YanıtlaSil