HAYAT MACERAM / Ali Küçükkürtül


Karac'oğlan'a selam...












İlkönce ruhumu yarattın beli,
Ademin gözünden gördüm ezeli,
Havva anam idi cennet güzeli,
Onlarla dünyaya indirdin beni.

Yurdum oldu dünya denilen küre,
Nuh'un gemisinde gezdim bir süre,
Babamın belinde oldum usare,
İkinci cennete gönderdin beni.

Anama yük oldum dokuz ay boyu,
Ebenin elinden dökündüm suyu,
Karnımı doyurdu ak sütlü kuyu,
Cevizden beşiğe bindirdin beni.

Emrin ile zor yürüdüm tembeldim.
Akıl verdin benden büyük laf bildim,
Anamdan, babamdan gamları sildim,
Onlarla sevgiye kandırdın beni.

İkisinde koşar oldu dizlerim,
Beş yaşında meşhur oldu sözlerim
Sekizinde gurbet gördü gözlerim,
Gariplerle bile andırdın beni.

On ikide sıla özlemim bitti,
On üçte sabilik elimden gitti,
Zalim nefis ruhum perişan etti,
Gençliğin tahtına kondurdun beni.

On dokuza varıverdim habersiz
Maişet yükünü çektim semersiz,
Frengistan'da hasta oldum umarsız,
Gösterdin hatamı sindirdin beni.

Yirmi üçte dünya evine girdim,
Yirmi beşte evlat sevgisin derdim,
Yirmi yedi oldu Sultan'a erdim.
İkinci gençliğe bandırdın beni.

Otuz üçüm cennet misali ettin,
Otuz beşte yetimliği bellettin,
Kırka kadar boz dağları yol ettin,
Yirmi yıl köylerde sündürdün beni.

Kırkında peygamber yaşına erdim,
Kır birinde Medine Mekke'yi gördüm,
Kır beşinde ömrüm yoluna serdim,
Yağdırdın, sel ettin, dindirdin beni.

Ellide altmışta sürer hizmetler,
Altmış üste insan ölümü bekler,
Bilinmez ömüre belki kırk ekler,
Kader çıkrığında döndürdün beni.

Yetmişinde torun torba belledim,
Sekseninde akranlarım yolladım,
Doksan oldu erkekliği külledim,
Ateş ettin, yaktın söndürdün beni.

Yüz yaşında kuzu dişler hoş oldu,
Tatlı canım yüksek uçan kuş oldu
Serildi kefenim sırrım fâş oldu,
İmamın kayığına bindirdin beni.

***

TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KAHRAMANMARAŞ ŞUBESİ
NOTER TESPİT TUTANAĞI / Ali KÜÇÜKKÜRTÜL

Ali Hocam bugün gayba karışmış,
İstanbul’da Semerkand’a danış’mış,
Sultanlar kitabı ne de yakışmış
Bal yevmiye, mühür, imza, dosyala.

Ahmet Bey, Maraşlı, fakir-i Hartlap,
Pekmez içemezse düşüyor bitap,
Allah ona vermiş bir ince hitap,
Tül yevmiye, mühür, imza, dosyala.

Orkestra şefimiz Hasan Ejderha,
Gönle giren tebessümle güler ya,
Gülün dirhemini bağlamış narha,
Gül yevmiye, mühür, imza, dosyala.

İsmail Bey huma, yüksek uçuyor,
Şahlar şahına da divan açıyor,
Gönlüm ona şehit donu biçiyor,
Al yevmiye, mühür, imza, dosyala.

Tayfun Bey nefsine hendek atlatır,
Kıvrak zekasıyla nükte patlatır,
Gayret-tevekkülü şeytan çatlatır,
Kul yevmiye, mühür, imza, dosyala.

Ozanımız zarif, türküdar Tolga,
Türkülerde olmuş, bir yüce bilge,
Acep ediyor mu sazıyla kavga?
Çal yevmiye, mühür, imza, dosyala.

Raşit’in mekanı hiç belli değil,
Kaleme hükmet de vahiye eğil,
Tedbir et, takdire tam mütevekkil,
Ol yevmiye, mühür, imza, dosyala.

Mehmet Yaşar şiirlerin ustası,
Bu meclisin olmuş onmaz hastası,
Sigaradan onun hayat pastası,
Kül yevmiye, mühür, imza, dosyala.

Çayın emaneti Ahmet Eralp’e,
Kir pas girmesin ha nazargah kalbe,
Allah’a en yakın halimiz secde,
Kıl yevmiye, mühür, imza, dosyala.




1 yorum: