KAÇIŞ / Mustafa KARTAL


-Toparlan kardeşim gidiyoruz.

-Nereye ağabey?

-Bilmiyorum kardeşim, gidiyoruz işte!

-Gitmek kurtuluş mu ağabey?

-Belki de kardeşim.

-Peki ya kaçmak?

***

Ağabeyim dışarı çıktı, ben de hemen arkasından… Gidelim dedim; neyimiz var ki toparlayacak bir radyodan başka. Otobüse bindik, gidiyoruz. Ağabeyim nerden bulduysa bilet parası ayarlamış, yola çıktık. Birkaç saat geçti geçmedi ağabeyim başını omzuma koydu, uyudu. Onun yıllardır ilk defa derin bir uykuya daldığını gördüm. Belki de tüm dertlerinden kaçmanın verdiği rahatlıkla uyudu. Ben de uyumaya çalıştım uzun bir süre, uyuyamadım.

Otobüste neredeyse herkes uyumuştu. Küçük ekranlı televizyonu açtım. Birkaç uyduruk film vardı hiçbirini beğenmedim. Müzik dinlemeye karar verdim. Saat üç suları. Geceye bir anlam yükleyebilir miyim diye Cengiz Kurtoğlu’nun “Gece Olunca” isimli şarkısını açtım.

Hatıralarımı karıştırmayı düşündüm.

On yaşında bir çocuğun ne kadar hatırası olabilir ve ne kadarını hatırlayabilir demeden düşündüm.

Sonra bu şarkının bendeki hatırasını hatırladım ilk olarak.

Yasemin’in Ağabeyimi bırakıp gittiği gün. ‘’Terk edilmişlik her insana acı verir kardeşim’’ demişti ağabeyim. Hele de seni en yakın dostun için terk ediyorsa. Üstüne bir de dost kazığı. Tamamdır artık belini doğrultabilirsen yaşa şu garip dünyada.

Ağabeyim o gün eve gelince hiç konuşmadı direk cebinden bir kaset çıkardı. Babamın yıllar önce aldığı ve onlardan kalan tek hatıramız olan kasetçalara koydu. Ben radyo diyorum. Geldi yanıma sarıldı. Sonra tek kelime çıktı ağzından ‘’gitti’’ dedi. Bütün olan biteni anlatmaya yetmişti bu bir kelime. Ben ağabeyimin derdiyle dertlendim o kendi derdiyle beraber ağladık sabaha kadar. Başımızı yaslayacak ne bir ana; bizi kollayıp gözetecek bir akraba, hiç birisi yoktu hayatımızda. Bazen bir hayatımızın olduğundan bile şüpheye düşüyorduk. Sanki bu hayat başka birilerinin de bize alın biraz da siz oyalanın der gibi. ‘’Fason hayat’’ bizimkisi derdi ağabeyim. O ne demek bilmiyordum daha ben çocuktum aklım ermiyordu öyle şeylere.

Önceleri Yasemin’le ağabeyimin arası çok iyiydi. Aşıktılar birbirine veya ben öyle zannediyordum. Fakat ağabeyim körkütük aşıktı bundan emindim ama Yasemin’in böyle olduğundan şüphe ediyorum.

Seviyorsa neden bırakıp gitti.

Belki de diğer kadınlar gibi mantığıyla hareket etti. Mantıkla paranın eş değer olduğunu o gün anladım. Çünkü ağabeyimi terk edip gittiği oğlan zengindi. ‘’Bazen gitmek bir kurtuluş umudu, kalmak tükeniş’’ derdi ağabeyim.

Biz de gidiyoruz ya şimdi kurtuluş umuduyla. Ama biz gitsek de tükeneceğiz kalsak da… Bu kaçınılmaz gerçek acı veriyor insana.

O sabah ağabeyim bambaşka birisi olarak çıktı kapıdan. İnsan bir gecede nasıl güçlenirmiş; yediği onca darbelere rağmen. Hâlâ anlamış değilim. Belki de güçlü görünmeye çalışarak onlardan intikamını böyle almak istiyordu. Bu olaydan sonra ağabeyimin hayatta güvenebileceği tek insan bendim.

Ben dönüp dönüp aynı şarkıyı dinliyordum.

Otobüs aynı yönde ilerliyordu.

Dünya her zaman olduğu gibi kendi seyrinde dönüyordu...

Müziği kapattım. Annemle babamı düşündüm. Yıllar önce evimizde çıkan bir yangında kaybetmiştik onları. Evimiz iki katlıydı alt katı boş üst katta biz oturuyoruz. Bir gün nereden çıktığını hâlâ anlayamadığımız bir yangın çıkmıştı evde. Babamı tehdit eden bir adam vardı. Telefonda sürekli ‘’yakacağım ulan seni’’ derdi. Biz kim olduğunu bilmezdik. Belki de o yakıp kaçmıştır veya babamın uyumadan önce yatağa uzanıp sigara içme alışkanlığı vardı sigara sönmeden küllük devrilip yangına sebebiyet vermiş de olabilirdi.

Onların ölümü bir sır olarak kaldı, bizim çaresizliğimizse aşikâr. Bizse evin yandığı o gün babamın bize aldığı radyoyu alıp mahallenin biraz dışarısındaki parka gidip vakit geçiriyorduk.

Dalıp gitmiştik radyoda çalan şarkılara. Bir anda ne olduğunu anlayamadan bizim evin olduğu tarafa doğru kalabalık akmaya başladı. Biz de koştuk. Yaklaştıkça bu kalabalığın bizim eve doğru gittiğini gördük. Alevlerin etrafa yaydığı ışık belirginleşiyordu ilerledikçe. Yangının bizim evde olduğunu görünce ağabeyim “anneee!” diye bağırıp kapıya doğru koştu. Ben orada donakaldım, ilerleyemedim. Komşular ağabeyimi tuttu çünkü yangın sarmıştı her yeri. Eşsiz bir manzarayı seyreder gibiydik hepimiz. Anne-babamızın yanışını izliyorduk halbuki. Sonra itfaiye geldi yangını söndürdü. Üst kat komple yanmıştı. Ağabeyimle biz birbirimize sarıldık bekliyoruz. Yangın söndükten sonra birkaç kişi çıkıp baktı. Her şey yanmıştı evde. Anne babamızın bedenleri de dâhil. Bir mezarları bile yok şimdi. Kimse ne yapacağını bilmez haldeydi. Herkes teker teker dağıldı evlerine biz tek başımıza kaldık. Ağabeyim sabah kimseyi çıkartmadı yukarıya. Biz hallettik dedi gelenlere…

Hiçbir şeyi hallettiği yoktu.

Taziyeyi mahallenin ortasında kabul ettik. Akrabamız filan da yoktu zaten. Memlekette babamla annemin evlenmesine izin vermemişler onlarda kaçıp buraya gelmişler. Üst kat öylece kaldı. Ne biz çıktık ne de kimseyi çıkardık yukarıya. Cesaret edemedik anne babamızın küllerine bakmaya.

Alt katta yanacak bir şey olmadığı için burası sağlamdı. Eski bir kanepe ayarladık, babamızdan tek hatıra olan radyoyu da duvara bir çivi çakıp astık. Duvara bir çivi çakıp dertlerimizi de asabilseydik keşke. Taşıyabilir miydi tüm dertleri bilmiyorum.

‘’Zamanın bir güzel yönü de insanı her şeye alıştırabilmesi’’ derdi ağabeyim.

Güneş doğmak üzereydi. Ağabeyim uyandı.

“Neredeyiz” dedi

‘Boşlukta’’ dedim.

Sustuk.

Otobüs terminale girdi, indik. Neresi olduğunu bilmiyorum. Elimde radyo, üzerimde yılların ceketi…

-Şimdi nereye gideceğiz ağabey?

-Bilmiyorum kardeşim.

-Kaldığı yerden devam eder mi hayat ağabey?

-Bazen kardeşim.

-Kaçınca kurtulduk mu ağabey?

Sessizlik… Yürüdük…




1 yorum:

  1. Mali olarak aşağı mısın? Bir kredi mi arıyorsunuz?
    Kişisel Krediler, Ticari Krediler, Öğrenci Kredileri, Taşıt Kredileri ve Kredileri sunuyoruz.
    Faturaları 8000 Dolardan 14.000.000 Dolara,% 3 Dolara
    faiz oranı. Krediler yasal ve yasal amaç için olmalıdır. Eğer ihtiyacın varsa
    finansal yardım / Krediler şu anda doğrudan bizimle iletişime geçin:
    peterheymannloanoffer@gmail.com
    Saygılarımızla,
    Bay pater L Scott.
    İletişim E-postalar: Peterheymannloanoffer@Gmail.com
    ************* ******************************************************** *****************
    NOT: SPAM FOLDERİNİZDE UYARI MESAJI OLARAK BU MESAJI GÖRÜYORSANIZ
    E-POSTA DOMAIN AĞ SAĞLAYICINIZA BAĞLI.

    YanıtlayınSil