CAN KIRIĞI / Ferhat Altun














Parmak uçlarından öptü ölüm,
Dilruba sevgiliyi.
Sunarken ömrünü altın kadehte -bade-i aşk- diye;
Kadeh kırıldı.

Bir pervazdı dans eden
Aşkın ruhuyla,
Eriyen muma aldırış etmeden.
Ve kılıç kılıç doğranırken alev sehpasında;
Ateş kırıldı.

Kaç İbrahim’e
Kaç Nemrut’a
Şahit oldu bu alem ki;
O nigahınla baltasını körelttin uşşakın;
Balta kırıldı.

Ve ey yâr!
Sen ki:
Ruhu bedene,
Kağıdı kaleme,
Canı Canana düşman edensin.
Göz dokunamadı bakışlarına
Ve yürek dudağından öpmedi
Bu hasret-i yar ile
Bu tende can kırıldı..



***
HER ŞEYDEN ÖNCE

Bir duman sessizce ağlatır seni
Bir ateş, kuş gibi çırpınırken ocakta
Aya meftun gözlerin, karanlığa alışmakta

-Düşürülmüş bir meleğin nefreti bu-

Henüz sararmazdan taze ellerin
Gören bendim seni
Dalından bir çiçek gibi koparıldığın gün



***
YARALI-ÖLÜ-KATİL

Şiir içimdeki sırrın aynasıdır
Diyor şair

Nasıl ki
Bir kelebek uçtu
Toz kanatlı rengarenk
Bir zerresinde var olduk biz o tozun
Asıldık galaksinin ışık huzmesine
Asıldık çırparak kanatlarımızı
Ve kanayan ruhumuza ilaç diye
Nakşettik kutsal bildiklerimizi Gök kubbeye.
İşte o zaman
Bir duman hakikati sundu bize
-Bir patlama-
O patlamada ben katil
O patlamada ben ölü
O patlamada ben bebektim henüz
Kanlandı biberonumdaki süt
Değildim ki mitlerden fırlayan bir kahraman
bebektim işte
Bebektik
21. Yüzyıla düşmüş bir bebek.


2 yorum:

  1. Kalemin keskin olsun hocam o patlama bizde de var.

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim. Cümlemizin keskin olsun inşallah.

    YanıtlaSil