URFA'DA DAĞ YOK / Ferhat ALTUN

 

Köy artık cennete yakın değil
Bunu anladık
Köylüleri öldürmeye de gerek yok
Şehirliler masum değiller artık

Bu sebepten
Dağlara çekilmeliyiz
Dağ dediysek Ötüken uzak
Ahir dağı mesela
Yavaşça ölmek de bize yakışmaz
Toparlanın gitmiyoruz çağrısına uyduk
Burayı terk etmiyoruz

***
BEN TASAVVUF DİYORUM  DOKTORLAR ANKSİYETE

1.
ayağına kızgın demir serdiler
saçlarından  yoldukları çocuğun
“ağlasın saçlarına
saçlarına ağlasın”
-ağladı
aktı gözleri annesinin avucuna

2.
nil saçlı bir kadın durdu
saçlarından tavana
bir çağlayan oldu o gün
o gün bir kan deryası
İşbu
İblis
Üflemese burnuna
Ölmeyecekti
-öldü
Düştü saçları adamın avucuna

3.
Heman
Bir adam belirmişti aynada
‘Gözsüz’
Bir ses işitmişti muhakkak
‘Korkunç’
Ve çığlık atan hamile bir cin

-Bu rüyayı bir başkası görmedi

Tanrım nefsim katakulliye geldi





***
YÂR ELİNDEN

Çıktık yola üzüm deyu
Enar olduk yar elinden
Cam kadehte gül suyunu
Umar olduk yar elinden

Ermek için şehr-i yare
Üryan geçtik har ü ardan
Aşkın kızıl suyu kana
Kanar olduk yar elinden

Kement attık mihr ü maha
Yusuf olup düştük çaha
Kara gözlü Züleyha’ya
Köle olduk yar elinden

Aşk tacını çaldık taşa
Aşk ne gerek garip başa
Bâkî gibi musallaya
Sultan olduk yar elinden…

***
KEMAN AĞLAMIYOR

Bin yaşlı yılanlar göğeriyor duvarlarımızdan
Bin başlı yılanlar yakalıyorlar bizi omurlarımızdan

Yılmıyoruz
Dayanmıyoruz baş eğerek
Engerek buyruğuna
Tutunarak buğusuna gözlerimizin
Remz ediyoruz hayata
Çünkü bizi kutsal kılan is
Henüz eksilmedi damlarımızdan.

Ey harabeler baykuşu
Ey kanlı fikirler sarhoşu
Ey belakeş şair!
Sen o karanlığa dalmakla mesulsün.
Sen o karanlıkla yoğrulmuşsun.



***
CAN KIRIĞI

Parmak uçlarından öptü ölüm,
Dilruba sevgiliyi.
Sunarken ömrünü altın kadehte -bade-i aşk- diye;
Kadeh kırıldı.

Bir pervazdı dans eden
Aşkın ruhuyla,
Eriyen muma aldırış etmeden.
Ve kılıç kılıç doğranırken alev sehpasında;
Ateş kırıldı.

Kaç İbrahim’e
Kaç Nemrut’a
Şahit oldu bu alem ki;
O nigahınla baltasını körelttin uşşakın;
Balta kırıldı.

Ve ey yâr!
Sen ki:
Ruhu bedene,
Kağıdı kaleme,
Canı Canana düşman edensin.
Göz dokunamadı bakışlarına
Ve yürek dudağından öpmedi
Bu hasret-i yar ile
Bu tende can kırıldı..



***
HER ŞEYDEN ÖNCE

Bir duman sessizce ağlatır seni
Bir ateş, kuş gibi çırpınırken ocakta
Aya meftun gözlerin, karanlığa alışmakta

-Düşürülmüş bir meleğin nefreti bu-

Henüz sararmazdan taze ellerin
Gören bendim seni
Dalından bir çiçek gibi koparıldığın gün



***
YARALI-ÖLÜ-KATİL

Şiir içimdeki sırrın aynasıdır
Diyor şair

Nasıl ki
Bir kelebek uçtu
Toz kanatlı rengarenk
Bir zerresinde var olduk biz o tozun
Asıldık galaksinin ışık huzmesine
Asıldık çırparak kanatlarımızı
Ve kanayan ruhumuza ilaç diye
Nakşettik kutsal bildiklerimizi Gök kubbeye.
İşte o zaman
Bir duman hakikati sundu bize
-Bir patlama-
O patlamada ben katil
O patlamada ben ölü
O patlamada ben bebektim henüz
Kanlandı biberonumdaki süt
Değildim ki mitlerden fırlayan bir kahraman
bebektim işte
Bebektik
21. Yüzyıla düşmüş bir bebek.


2 yorum:

  1. Kalemin keskin olsun hocam o patlama bizde de var.

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim. Cümlemizin keskin olsun inşallah.

    YanıtlaSil