Şu sıralar şiir yazamaz olduk.
Kelimeler yerini biliyor ama sıraya girmiyor.
İçimiz dolu, kalem hafif;
yazı ağır, gönül yorgun.
Eskiden bir cümle yakaladık mı
döş cebine koyardık.
Orada dururdu;
sigara paketiyle, kırışık bir kâğıtla,
bir iki suskunlukla yan yana.
Zamanı gelince çıkar,
kendiliğinden yazı olurdu.
Şimdi öyle olmuyor.
Sanki kelimeye uzandıkça
mürekkep eksiliyor.
Belki de ondandır;
Her yazı sıradan mürekkeple yazılmıyor demek ki.
Bazı satırlar için
niyet temizlenecek,
söz yıkanacak,
kalem bekleyecek.
Biz de bekliyoruz.
Şiir gelmiyorsa zorlamıyoruz.
Gelirse başımızın üstüne,
gelmezse döş cebine koyup
susmayı öğreniyoruz.
Çünkü bazen yazamamak da
yazının bir parçasıdır

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder