PROF. DR. SUAT KIYAK’TAN İKİ VAKIF KİTAP DAHA/Hasan EJDERHA


Prof. Dr. Suat KIYAK hocamın evvela “Bir Nefes… Bir Kalem… Bir Kitap…” ve “Bir Bak… Bir Gör… Bir Oku…” kitaplarını okuduk. Her satırı, her sayfası özellikle gençlere, daha doğrusu insanlara yol tarif eden, gerçekleri gösteren bir üslup ve mizanpaj ile hazırlanmış kitaplarını okumaktan çok haz duymuştuk. O yıllarda Suat hocanın UD’u, sesi ve UD’un tellerine dokunurken ki edası ile de tanıştık. Sonra doyumsuz sohbeti…

Bahsi geçen ilk iki kitap ismi, muhtevası ve arka tarafında ÜCRETSİZ ifadesi açısından bize çok ilginç gelmişti. Günümüzde her şeyin para, döviz ve altınla ölçüldüğü bir ortamda Suat Hocanın emeklerini, onca çabasını kitaplaştırarak ÜCRETSİZ ifadesiyle kitaplarını yayınlaması yazı çizi işiyle iştigal eden bizleri bir daha düşündürdü.

“Bir An, Bir Gün, Bir Ömür” ve “Bir Harf… Bir hece… Bir Kelime…” kitapları çıktı yakınlarda. Önceki kitaplarda olduğu gibi bu kitapları da fakire imzalayıp gönderme lütfunda bulunmuş hocam. Kitaplar geleli bir hafta oldu ama yeni okuyabildim. Önceki kitaplarda olduğu gibi yine iki kitap birlikte çıktı. İkiz kitap. İlk iki kitap ikizdi. Bu son çıkan kitaplar da ikiz.

Yazımızın başlığında da arz ettiğimiz gibi kitapların fiyat yazması gereken yerde ÜCRETSİZ
yazısı ile karşılaşıyoruz. Dolayısıyla VAKIF KİTAP dedik.

Kitapların muhtevası ile birlikte her yazı için seçilen resimlerden de söz etmeden asla geçilmemeli. Resimler de başlı başına bir anlamlar deryası…

Dönüp dönüp okuduğum yazılar oldu kitapta. Tekrar tekrar bakıp düşündüğüm resimler, kendi içinde ayrı bir mana taşırken, yazı ile birlikte düşününce başka düşüncelere sevk ediyor insanı.

Muhteva o kadar tatlı, kitaplar o kadar kolay okunan kitaplar ki doyamazsınız okumaya. Hatta okuyup raftaki kitapların yanına koymamalısınız. Elinizin altında Durmalı bence. Çünkü yazıların çoğu birkaç dakikanızı bile almayacak yazılar ama hayatınıza yön verebilir nitelikte her biri.

Bir köyde bir yol ayrımına oturmuş bir ak sakal düşünün. Gelip geçenlere: “şu yol tehlikeli, şu yol çamur, şu yol sapa, şuradan dikkatli git evladım” dediğini hayal edin. İşte o kadar tatlı ve o kadar sade bir şekilde insanı ikaz ediyor kitabın muhtevasını oluşturan yazılar. Bazen da tatlı bir şekilde “DUR!” Diyor “DUR!” “Buradan gitme incinirsin. Yanlış yaparsın. Kendine zarar verirsin.”

En önemlisi de “DÜŞÜN!” diyor bazı yazılar. Çoğu zaman da sana bırakıyor düşünmeyi. Gerçekten aklın, zihnin, dimağın, inancın, imanın varsa düşünürsün.

Düşününce de görürsün.

Görürsen durursun.

Durursan olursun.

Olursan bulursun

Bulursan…

En iyisi yazımı noktalayayım. Suat Kıyak Hoca gibi söylemeye başladım. Bulaşıcı mı ne? Bari hocamdan UD çalmak bulaşsa. Az çok kalem tutabiliyoruz acizane… Mızrap vurma tarafı bulaşsa, musikişinaslığı bulaşsa ne güzel olurdu.

Prof. Dr. Suat KIYAK hocanın bilimsel çalışmalarının, üniversitede ders yoğunluğu ile musiki mesaisinin yanında kitap alanında da çalışmalarına selam duruyoruz.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder