KAR / Muhammet Hamdi BÜYÜKTAŞ










Kara kaplı bir defterdi karalamalarım.

Karalar bağla(r)dım ardından diye ağlardı.

Karanlıktı ve de ıssız. Dar geçit ve de sessiz. Uğultular irkiliş vesilesi idi. Beyaz yemenisi kulaklarının ardında perçemi alnına yılların getirdiği yorgunluk ile düşmüş, pencerenin kenarında üşümüş elleri ile kim bilir neyin serzenişinde söyleniyordu.

Alacakaranlık kuşağından kalma bir sahne gibi… Sanki az sonra ortalığın sessizliğini bozacak bir hadise yaşanacak gibi… ya da kim bilir kıyamet kopma öncesi sessizlik…

Gıcırtılar ve düşen kar. Mevsimin kış olduğunu belirtir iz taşıyor. Savurganlık gibi harcadığımız mevsimler birbirini kovalarken kış gelip, çatmıştı kaşlarını. Bu hâli gelin bilirdik, yeryüzünün gelinliği derdik; ama birilerinin gerginliği oluverirdi kış mevsimi ne hikmetse…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme