Kafesini kanadında taşıyan kuş
Nasıl öpsün göğü doya doyaYurdu yurtsuzluk olan
Ne bilsin menzili nere
Yol nerede biter, sıla hangi ilde
Bir kayboluş kaç varış eder bilinmeyene
Kim duyar acıyla yunmuş sessizliği
Kimde durur hırpalanmış ruhların tesellisi
Geçmiş ve bugünün sahrasında
Yani bir gökyüzünün altında
Kimseler bilmezken bizi
Ve görmezken parmak uçlarımızda
Ummaktan dağılmış zerreyi
Vardık ve yok oluyoruz
Varız ve yok olmanın sahiciliği
Sarsıyor boyuna durgun denizlerimizi
Madem var ile yok arasında kısacık bir çizgi insan
"bir damla kan ve bin endişe" madem
Bilelim yokun hükmü hangi varın elinde
Hangi kapıdan girince yıkılır benlik duvarı
Kimiz sahi
Kimdeyiz
Kimdeniz
Say ki kırgın bir ikindiyiz
Gurbetin alnımıza çatılan o yorgun baharında
Say ki dağılan bir bakıştayız
Ümitle korkunun bitimsiz savaşında
Say ki hüzne râm olmuşlardanız
Diyarımız hüzün
Otağımız hüzün
Yoldaşımız hüzündür bizim

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.