FOTOĞRAFLAR VE METİNLER/M. Memduh GÖKTÜRK















Fotoğraflar: M. Memduh GÖKTÜRK

Fotoğraf 1: Hatıralarla baş başa kalan koltuk

Enkazdan sağlam çıkan bir koltuk, arka fonda Maraş şehir manzarası. İhtimaldir ki bu koltuk, sahibinin Maraş manzarasıyla kahvesini yahut çayını yudumlayarak ruhunu dinlendirdiği bir eşyaydı. Genelde insanoğlunun hatıralarıyla baş başa kaldığı düşünülür. Oysaki bir felaket bunu tersini gerçek kılmış. Bir koltuk yıkılan enkazla üzerinde mutlu anlar yaşamış sahiplerinin hatıralarıyla yapayalnız kalmış.

Bu fotoğrafın çekimine vesile olan motivasyon, yaşanmışlıkların bir felaketle nasıl sonlanabileceği, hatıraların eşyalarda kalabileceğini düşündürmektir. Artık enkaz yığını olan bu binada, koltuğuna oturup kahvesini yudumlayarak şehir manzarası izlemek ancak bir koltuğun hafızasında kalmıştır.














Fotoğraf 2: Puslu Şehir siluetini izleyen yalnız ağaç

İnsanoğlu hep şu ikilemi yaşamıştır. Şehirlerde sürekli devinim içinde sosyal bir varlık olan insan olmak yerine, tabiatta münzevi ama asude bir hayat mı yaşamalı. Asude hayat, insanoğlu için sadece içinde biriktirdiği bir ukde olarak kalır. Uzakta puslu bir havanın altında, kasvetli bir dünya olduğunu resmeder bu ağaç. Ve insanoğlunun ukdesine tercüman olur. Tabiatı yok etmekle başlar şehirleşme. Ama şehirde hep tabiatı arzular insan. Bu ağaç ne kadar şanslı.

Bu fotoğrafın motivasyonu hem tabiatın asudeliğine, ağacın münzevi ama mutlu olduğu düşüncesine, hem de puslar içindeki şehrin kasveti altında insanın tabiat özlemine bir vurgudur.














Fotoğraf 3: Bahtiyar Yokuşu’nda kim bahtiyar

Maraş’ın kadim sokakları konuşulduğunda ilk dile getirilecek sokaktır Bahtiyar Yokuşu. O yokuşu konuşmak bile insanları bahtiyar etmeye yeterdi. Tarihî konakların, Şeyh Camiinin yer aldığı, ciddi bir yokuş olan sokağı çıkıp Divanlı’ya ulaştığınızda belki de o yorucu yolun sonuna gelmenin bahtiyarlığını yaşadığınız kadim sokak.

Bahtiyar olan tarihî yapılar mıydı, o yapılarda yaşayanlar mıydı bilinmez. Bildiğimiz bir şey varsa o yokuşun da, orda yaşayanlarında artık bahtiyar olmadıkları. Belki de bu ağaç bu bahtiyarlığı hem yaşamış; hem nasıl sona erdiğini görmüş bilge canlıdır. Sorulunca olmasa da, duruşuyla bize bu yokuşun hikâyesini anlatabilecektir.

Bu fotoğrafın motivasyonu, şehrin kaybolan bahtiyarlığına canlı bir şahit göstermek olabilir.














Fotoğraf 4: Çiçeklerin açtığı yerde umut da yeşerir

Bu fotoğrafta görülen yer, altta şekerlemeci dükkânı bulunan bir binanın enkazıdır. Şekerlemeci dükkânından enkaza karışmış ay çekirdeklerinin umutların yeşermesi gibi yeniden filizlenip, çiçek açması; hayata yeniden başlamak noktasında umut mesajı vermektedir. Klişeleşmiş bir sözdür, hayat devam etmektedir. Bu ay çekirdeği çiçeği –ki buna Maraş’ta günebakan derler- bu klişenin gerçekliğini sunmaktadır. Yani, hayat gerçekten devam etmektedir.

Bu fotoğrafın motivasyonu, günebakan çiçeğinin, enkazlar altında kalmış bir şehrin insanına, enkazdan çiçeklenerek çıkıp, umuda çağırmasıdır.















Fotoğraf 5: Tebessümün fotoğrafı

Bu fotoğraf anlık bir görüntüdür. Elektrik tellerinin duruşu bir gülümseme emojisi gibidir. Ama bu emojiyi bize göstermek isteyen kuşlardır. Kuşlar, bu emojinin farkındadır zira simetrik duruşlarıyla bunu yansıtmaktadırlar. Bu fotoğraf, hayatın anlık görüntülerinin tebessüm ettirici mutluluklarla dolu olduğunu göstermektedir.

Bu fotoğrafın motivasyonu, kuşların insanoğlunun hayatı zorlaştıran ciddiyetine ve mutsuzluğuna dair, mutluluk çağrısını görmektir. Mutluluk, bir tebessümle gelir


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.