ANADOLU İNSANI: HEM SEVİLİR, HEM KIZILIR! / Memduh ATALAY













Çocuğuna en cesur isimleri koyar: Ali, Hamza, Ömer, Yavuz, Mert, Cesur, Yiğit... Ancak tedbire boğar. "Aman ha etliye sütlüye karışma, suya sabuna dokunma" öğüdü de onundur. İsmiyle aldığı terbiye arasına sıkışan zavallı çocuk hakkını aramak bir yana hak arayandan bile uzaklaşır!

Çocuklarına gençlik, delikanlılık günlerinde nasıl bıçkın delikanlı olduğunu nasıl ateşin sevdalarda piştiğini anlatır ama çocuğunun sevdadan da delikanlılık raconundan da uzak kalmasını ister!

Gençliğinde ocaklarda, derneklerde, cemiyetlerde nasıl çalıştığını nasıl idealist dava adamı olduğunu, afiş, pankart astığını, nasıl bildiri dağıttığını anlatır ama çocuğuna gelince "aman ha çocuğum bunlar karın doyurmuyor önce iş, önce ekmek" diye öğütler vererek kapitalizmin Keynes'i kesilir!

Namazı en ufak bir bel ağrısında bile oturarak kılar ama piknikte çömelmiş vaziyette kebap yellemekten veya eğilerek göbelek toplamaktan çekinmez!

Hiçbir partiyi geri çevirmez dahası "Başkanım siz rahat olun burası sizin " der ama bir oy bile çıkmaz oradan ki zavallı başkana teselli ikramiyesi olsun ama yine de o başkanla münasebeti kesmemeyi de bilir!

Cuma namazından jet hızıyla çıkar ama maçın uzatmalarında bile ekrana çakılı kalır!

Futboldan, siyasete, eğitimden, ticarete her şeyi bilir ama eşsiz kurtarıcı beklerken ferdi sorumluluğunu ihmalden çekinmez!

Teravihi hızlı kıldıran imamı, cumada hutbeyi kısa tutan hatibi, “güzel" fetva verecek müftüyü bilmekte de ustadır!

Kâh Yaşar Nuri kolaycılığından, kâh Nihat Hatipoğlu romantizminden, kâh Mustafa Karataş hikmetinden nasiplenir ama pratiğini, günlük hayatını esastan değiştirecek ana kaynaklara mesafe koymayı da bilir!

Çocuğuna iyi bir Müslüman olmasını öğütler sürekli ama haliyle, tavrıyla deneme sınavını namazdan daha çok önemsediğini belli ettiğinin farkında değilmiş gibi davranır!

Çocuğun dersi önemli değil diye başlar cümlesi aslolan ahlakı diye devam eder ama ahlakının güzel dersinin kötü olduğunu duyduğunda yüzünün değişen rengini gizlemeye çalışması da vasıflarındandır!

Allah’a hayırlı evlat diye dua eder ama kız ise doğan çocuk yüzündeki gölgeyi gizleme gereği duymaz!

Neyi yaşıyorsa, âleminde ne varsa onunla ilgili ayetler hadisler okur ama kendi arızasını, kamburunu gösteren emirlerden haberi yokmuş gibi davranmayı da bilir!

Ramazanın has müminidir, kurbanın İbrahim mirasçısıdır ama yılbaşında çaktırmadan piyango almayı, çoluğa-çocuğa tatlı, çerez getirmeyi de ihmal etmez!

Kendinden olan memura, âmire daha rahat ama kendinden olmayana ölçülü olmayı yani öğretmene, imama diklenmeyi ama bankaya şapkasını çıkararak girmeyi sorun olarak görmez!

Dünya malı dünyada kalacak, kefenin cebi yok der ama dünya malı için öz kardeşiyle bile bıçaklı silahlı kavga etmekten çekinmez!

Ehli dünyanın gayri meşru ilişkilerini yadırgar ama aynı ilişkileri “gönüldaşım, arkadaşım, dostum” sıfatları ile kendi yaşamaktan çekinmez!

Zor zamanda konuşmaktan, tavır almaktan çekinir ama kalabalığa karışıp hıncını almakta da mahirdir!

Hacdan kıyma makinesi, umreden aklı telefon alması da özelikleri arasındadır!

Evladına, damadına, kardeşine, komşusuna ödünç vermemek için param yok diyebilir ama İhlâs Finansa ya da Albaraka Türk’e kâr payı için parasını yatıracak kadar da serbest piyasa uzmanıdır!

Bir hocayı, bir âlimi iki kez dinlese yüzlerce hata bulabilecek kadar ölçüyü aşar ama Kemal Sunal filmlerini onlarca kez dinlemekten sıkılmamayı her seferinde ilk kez izliyormuş gibi davranabilmeyi de başarabilir!

Bütün bu vasıflar Anadolu insanının her mahalleye bir cami konduran cömertliğini, mesele kutsal değerler olduğunda savaş alanına yeni savaşçılar sürüşünü, din bahsi olduğunda elinde keserle baltayla meydana çıkışını, değneğini bırakarak çoban olarak gittiği Avrupa’nın merkezine Türk mührünü vuruşunu, evladını askere davulla zurnayla gönderişini, cebinde parası olmadığı halde hesap ödemek ister gibi yapan şirinliğini görmeme engel değil! Biz böyleyiz! Ve bu satırların yazarı iki kez denediği Türklükten istifa teşebbüsünden vazgeçtiyse bu milletten daha güzel millet olmadığı içindir!

Rabbim ne güzel ne güzel Rabbim

Müslüman Türk yaratılmak!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme