DAĞ ATEŞİ / Hüseyin GÖK








gönlümün gölgesi
düştü ummana,
yankılandı dalgalarında
sadası

sevdası
döndü çöle,
ateş oldu
dağlarında

naz/ar etmek
yakinleşmekti muradı,
yığılıp kaldı
eteklerine

sardı yeniden
umuduna,
can bularak
cânân’ından..

*** HA DÜŞTÜ DÜŞECEK KALBİMİZ











dağ
bizi sever
biz de dağı
b/akışımız
‘sükut sûreti’nde
tutuşur gönlümüz
hüzzam makamı’nda
aşktan özge
ne var ki
soyunuruz gayrisini
bir bir

kesiliriz
pür dikkat
rikkâtle
'sarkacın kalbi’nde
bir o yana
bu yana bir
salınıp dururuz
ha düştü
düşecek
kalbimiz;
dem’indeyiz artık
soylu eylem'in..
*** KAFDAĞINI ARAYAN ANKA KUŞU











güneş
kanatlarını açtı
geçti üzerimden
yaktı benliğimi

bana bende oldu birden
pervane oldum etrafında
yandım ataşlarına
kül oldum

bir zaman aralığı bekledim
an geldi küllerimden doğdum
kanat çırptım mütemadiyen
düştüm yeniden yollarına

ben yolumdan
yolum benden geçmedi
ararım hâlâ
kafdağımı..


***
KIŞIN ARDINDAN GÜMRAH KOŞU











yağsın kar
dağlara ovalara
ırmaklara çaylara
susuzluğumuzca

örtsün bir baştan
bir başa
çarşaf gibi beyaz
tüm yeryüzünü

yatak yorgan olsun
sarıp sarmalasın
bir kundak misali
alsın koynuna

börtü böcek nebatat
dalsın uykuya sonsuz
çağırsın engin dinginliğine
yol alalım aydınlığında

yağsa içimize bir de
çözülse kalbimizin kırağıları
kışın ardından gümrah koşarken
yeniden doğuşa..

***
KADİM ŞEHİR MARAŞ













tarihten koşup gelen
kadim şehir Maraş,
‘yorgun savaşçı’ misali
kartal yuvasında
yorgunluk çıkarırcasına
yaslar sırtını Ahırdağı’na,
ayaklarının altında
engin ovaları
uzanırken sonsuzluğa
ve sağında Ceyhan
solunda Aksu ırmağı
bir kuşak gibi
sararken belini
seyreder ufukları

yaylalarında oynaşır ceylanları
uçuşur düzlüklerinde turaçları,
dağları sırdaşı olur
geçit vermez yolları yoldaşı,
tutunur sevdasına
tellerine vurur sazının
çığırırken türkülerini
savurur semaya,
davullar çalınıp
halaylar çekilirken
güvercinler sığırcık kuşları
başlatırlar göksel şölenlerini

tarihin tanıklığında
nice harpler gördü
yiğitleri destanlar yazdı
kahramanlıkları düşmedi dillerden,
Mekke Medine Bağdat Şam
Kudüs Kahire Semerkant Buhara
Bakü Grozni Kırım Mostar
Saraybosna Kurtuba
kardeş şehirleri oldu

içinden nehirler geçen
trenler geçen şehir,
kıyam halinde daim
Anadolu’nun bağrında
sürdürür duruşunu mütevekkil..

***
YOL VER YÜZÜN GÖREYİM














ömrüme ömür kattın
hayatı sen’le tattım

gecem, gündüzüm oldun
bahtımda güneş ay’dın

geçmiş, geleceğimsin
dilim lâl, ilk hecemsin

bana selâm gelecek
başım göğe erecek

kanatlanıp uçarım
seyri âlem ederim

asil, güzel dileğim
yol ver, yüzün göreyim.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme