uçurum / fazlı bayram


   
/gün sazak göktürk’e/











İçimdeki uçurum
kendisiyim uçurumun ta
şimdi çıktı cesedim içinden ormanların
uzun yokuşlar çıkıp inerek uzun ve ince
uçurum
içinde oynak mağaralar bir aşağı yukarıya dört nal
avunma ihtimalim yok
ama avutabilirim içinde uçurum olan sevdaları göğsümde
uçrum içinde
içinde uçurumun ince ve uzun

anlayacağını zannetmiyorum ham ve bayat zekaların
seni ey günün şairi gecenin dostu sazak
bir ben anlayınca yeterse sana
işte bizim hikayemiz dedim şiirine
biz anaların eteğinden dökülen ekmek ufağı gibi dökülürüz acıya
her günümüz şiirinden bir gün
uçurum içimizde uçurumlar
ve içindeyiz uçurumun
kelle koltukta acıya bel büker boyun bükmez gametimiz
suyu sert zehri şerbet hançerelerimizin
uçurum
her düşmede kanatlandırır alın yazımızı
şeytanlar yoldaşlık zannetmede ikmalimizi uçurum
barutu bitenin imdadı uçurum
ben seni böyle de severim

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme