SEN RASYONEL MİSİN AHMET ABİ?/Süleyman KILIÇBAY

   Bak neler öğrendim Ahmet Abi;
 
   Rasyonel insan ‘’homoeconomicus’’ olurmuş, her arz kendi talebini doğururmuş, ihtiyaçların şiddeti giderildikçe azalırmış. Aa bide bak bu önemli Ahmedabi;  biliyor musun tüketilen ek birime ödenen son bir liranın faydası, diğer mallara ödenen son 1 liranın faydasına eşitse mi ne böyle bir şeydi galiba şimdi tam hatırlayamadım deftere bakmam lazım. Her neyse işte o eşitlikte rasyonel insan faydasını maksimize etmiş oluyormuş.
Sahi sen rasyonel misin Ahmet abi? Sen kısıtlı bütçenle max. Faydayı sağladığın tüketim düzeyinde dengeye geliyor musun? Gerçi yemen türküsünün piyasa fiyatı yok ki. Olsa ne olur sen hançeresi yanık sesli bir türküdardan yemen türküsünü dinledikçe ihtiyacının şiddeti azalmıyor ki artıyor.
Yok, abi yok sen rasyonel değilsin. Zaten sen kentlide değilsin. Senin mağaranda fikir ve gönül talimi var. ‘’Homoeconomicus’’ insan ihtiyaçlarından da değil ki gönül talimi. Hem rasyonel insanın mağarada ne işi var.
Ama Marshall üstat bu Ahmet abi, merak etme seni de açıklamış. Sen ‘’ceteris-paribus’’sun Ahmet abi. Yani üstat seni sabit değişkenler, hesaba katılmayanlar zümresine yazmış. Senin piyasa koşullarında bir geçerliliğin yok Ahmet abi. Sen ve senin ihtiyaçların rasyonel insanın fayda düzeyini belirlerken hesaba katılanlar arasında değilsiniz. Yani senin anlayacağın Üstada göre mağaranda talim ettiğin fikirlerinin, gönül talimlerinin kentlilerin dengesine bir katkısı yok.
            Üzülme Ahmet abi boş ver… Gel biz mağaramıza gidelim demli bir çay, fikirli bir cigarayla faydamızı maksimize edelim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme