Bir Rastlantı/ Bir Hakikat/ Bir Şiir / Ferhat ALTUN


Şair, var edildiği cemiyetin şuurunu taşır ve bu şuur bir şekilde (bilerek ve yahut meczubî bir hal içre) mısralara dökülür. 

Efendim malumunuzdur ki giden zaman içinde Şair ve yoldaşım İbnü’l-Orhan Ömer Faruk’a “İnsanoğlu Nankördür Çaya Karbonat Katar” namı ile bir şiir ithaf etmiş idim. (Kendileri hayli memnun ve mesrur olmakla beraber işbu manzumeyi çerçeveletip malikhanelerinin bir duvarına asmadıkları için fakir-i hakiri hayli mahzun etmişler idi)
Akabinde türküdar-ı dükkân, marot ile mücadele derneğinin serdarı, şair ve ismi ile müsemma olan kıymetli başkanım (burada niyyet olanı söylemek, aksi halde bir büyüğümüz için böyle ifadeler kullanmak haddimize midir bilmiyorum) Fazlı Bayram ağabey söz konusu şiire bir şerh yazmış ve işbu şiiri kıymetlendirmiş idi.

Giden gün bir vesile ile hayatımda ilk kez Urfa ilinin Siverek kazasına revan oldum. Şimdi diyeceksiniz ki efendi bu şiirle ne alakası var senin Siverek’e gidişinin! Çok alakası var efendim. Hatırlasanız şiirin ilk mısraı “Şeytan sancağın dikmiş pazara” idi. Öyle ki Siverekteki çarşının ismi “Şeytan Küçesi”…  Hülasa Şair Mehmet Akif İnan’ın da dediği gibi:

Soyumu yüklendim bu çağ içinde 
Urfa bir dağ gönlüm bir bağ içinde



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme